Hoşgeldiniz  

AYILAR BİLE İSYANDA…

Nebahattin YILMAZ | 06 Ağustos 2019 | Köşe Yazıları, Tüm Manşetler


Nebahattin YILMAZ
cinarmedya67@hotmail.com

Ah şu kapitalizm!

Rant uğruna yapmayacakları hiçbir şey yoktur.

Deniz kenarlarındaki, yaylalardaki ağaçları acımasızca yok ederler.

Dikey yapılaşmayla parayı vurur giderler…

Bu söz bir devlet büyüğümüzün ağzından dökülmüştür.

Doğru söze ne denir?

Sorunun en tepedekiler tarafından anlaşıldığını ve gerekli önlemlerin alınacağı beklentisine girdik.

Bir baktık ki,

Kaz Dağlarından çığlıklar yükseliyor.

Kanadalı bir maden şirketinin yerli işbirlikçisi çoktan başlamış kıyıma.

ÇED raporunda belirtilen miktarın tam üç katı ağacı yok edivermiş.

Çanakkale ve yöresinin oksijen deposunu çoktan patlatmış.

Diğer endişe ise içme sularının tehlike altında olması.

Bu gelişme artık tüm ülke çevrecilerinin hatta dünyadaki duyarlı çevre örgütlerinin gündemine oturmuş durumdadır.

Biz dönelim yerel çevre sorunlarımıza.

İl olarak yer altı suları bakımından fakir olduğumuzu hep söyledik.

Mevcut olanların da kirletilmemesi için yapılması gerekenleri vurguladık.

Ne yazık ki,

Daha ilkokulda öğrendiğimiz “ormanların yağmur bulutlarını çektiği” bilgisini bile inkar eder duruma geldik.

Ülke geneline göre orman bakımından yeterli olmamıza karşın bunları adeta yok etme yarışı başlattık.

Doğanın dengesini acımasızca bozmaya hala devam ediyoruz.

Bunun adı, ormanları gençleştirmekmiş.

Acaba, “Bu da kapitalizmin bir oyunu mu?” diye kendimize sormak zorunda kalıyoruz.

Buradan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkililerine sesleniyorum.

Ormanları bilinçsizce yok ederek bakın canlılara ne zararlar veriyorsunuz:

-Yağışların azalmasına, dolayısıyla susuzluğa,

-Doğal dengeyi bozarak yabani hayvanların kentlere kadar inmesine,

-Aç kalan bu hayvanların tarım ürünlerine zarar vermesine,

-Heyelanların artmasına ve can kayıplarının olmasına,

Sanırım bu kadarı bile yeterlidir.

Bunları bilerek yanlışlara devam etmek acaba kimlerin çarkına su taşır?

Tema Vakfı, Hayvan Sevenler ve Hayvanları Koruma Dernekleri neden harekete geçmez de sessiz kalırlar?

Sadece 3-5 tane sokak hayvanına sahip çıkmakla hayvan sever olunmaz.

Ormanda yaşayan hayvanların açlığını çeşitli şekilde anlatıyoruz.

Olaylara hep magazinsel bakacağımıza biraz da düşünelim.

Yaban domuzlarının tarım arazilerinin içinden çıkmadığı aşikâr.

“İninde dokunmaz” olarak bildiğimiz ayılar insanlara saldırır oldu.

Bir ilçemizde mantar toplayan bir vatandaşımızı öldürdü, yeğenini ise yaraladı.

Yine mantar toplayan bir teyzemizi saçlarını yolarak yaraladı.

Son olarak da;

Kesim yapmakta olan orman işçilerini kovaladı.

Kaçtıklarını görünce de herhangi bir saldırıda bulunmadı.

Ayının isyanı, “YUVAMA DOKUNMA” dan başka bir şey değildir.

KURBAN BAYRAMINIZI EN İÇTEN DİLEKLERİMLE KUTLARIM. SEVDİKLERİNİZLE HUZUR VE MUTLULUK İÇİNDE OLMANIZI DİLERİM.

Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER