Hoşgeldiniz  

Çocuk ve Gençlerde Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanımı…

DEVRİM NUR KAYABALI | 14 Ekim 2019 | Köşe Yazıları, Tüm Manşetler


DEVRİM NUR KAYABALI
dnkhukuk@hotmail.com

Avrupa Birliği Uyuşturucu Ajansının Haziran ayında Brüksel’de açıkladığı “2019 Avrupa Uyuşturucu Raporu”na göre (kaynak: dw.com, erişim: 13.10.2019), uyuşturucu kaçakçılığında önemli transit ülke olmaya devam eden Türkiye’de doz aşımı kaynaklı ölümlerin arttığına dikkat çekildi. “Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi” tarafından (EMCDDA) hazırlanan raporda, uyuşturucu ile mücadele alanında çok sert kanunlara sahip olmasına karşın Türkiye’nin uyuşturucu kaçakçıları tarafından kullanılan önemli bir transit ülke olduğu, Türkiye’de bir yıl içerisinde ele geçirilen eroin miktarının tüm Avrupa Birliği ülkelerinde ele geçirilen miktarın çok üzerinde olduğu belirtildi. Rapora göre diğer uyuşturucu türlerinde de durum farklı değil.

Rapora göre, Türkiye’de 15-64 arası yaş grubunda en çok esrar kullanılmakta, bunu MDMA gibi sentetik uyarıcılar ile kokain izlemektedir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı erkekler arasında daha yüksek ve en çok 15-34 yaş arası erkekler uyuşturucu madde kullanmaktadır. Uyuşturucu madde tedavisi görenlerin çoğunluğunu da yine erkekler oluşturmaktadır.

Raporda dikkat çekilen önemli bir husus ta sosyal medya ve internetin yasadışı karanlık ağı Darknet üzerinden yapılan uyuşturucu kaçakçılığında artış olduğu, hatta kullanıcılara uyuşturucunun hızlı ulaştırılmasını sağlayan ‘kokain çağrı merkezleri’ olduğuna dikkat çekildi.

Benzer veriler Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yayınlanan “Türkiye Uyuşturucu Raporu”nda da (2019) yer almaktadır (kaynak: narkotik.pol.tr, erişim: 13.12.2019).

Her iki raporda çarpıcı pek çok daha bilgi olmakla birlikte, bu raporların bugünkü yazımızı ilgilendiren yönü, çocuk ve gençlerde uyuşturucu kullanımının artışı ve bunun çok genç yaşlara kadar düşmüş olmasıdır. Yapılan araştırmalarda değişik yaşlar belirtilmekle birlikte, çocuklarda uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanım veya en azından deneme yaşının 12 ve hatta bazen daha da aşağılara düştüğü ifade edilmektedir.

Konunun anlaşılması bakımından belirtmek gerekirse, Dünya Sağlık Örgütü’nünün tanımına göre uyuşturucu veya uyarıcı madde, merkezi sinir sistemi üzerinde etki gösterip, kişide bağımlılık yaratan her türlü maddedir. Uyuşturucu madde, uyuşturucu özelliği gösteren esrar, eroin gibi maddeler; uyarıcı madde ise, kişiyi uyuşturmayıp uyaran, etkisi devam ettiği sürece enerji veren kokain gibi maddelerdir. Bunun dışında yine kişide bağımlılık yaratan tiner gibi uçucu maddeler vardır ki, bunlar uyuşturucu madde statüsünde kabul edilmemekte, bunların alımı satımı ve kullanımı ayrı bir kanuni rejime tabi tutulmaktadır. Dolayısıyla uçucu maddeler yazımız kapsamında değildir.

Yine bugünkü yazımızın asıl konusunu oluşturmadığından ayrıntısına girilmeksizin belirtmek gerekirse, ülkemiz mevzuatında uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin imali, ithali, ihracı, alınması, satılması, başkasına verilmesi, depolanması, bulundurulması gibi eylemler TCK’nın 188 vd. maddelerinde “uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” başlığı altında oldukça ağır yaptırımlara tabi tutulmuştur. Üstelik bunların yaptırıma tabi tutulması için bu davranışların üzerinde gerçekleştirildiği uyuşturucu veya uyarıcı madde miktarının bir önemi de bulunmamaktadır. Bir içimlik esrarlı sigaranın dahi bir kimseye satılması ve hatta verilmesi hali için Kanunda 10 yıldan az olmamak üzere hapis cezası öngörülmektedir. Maddenin satıldığı veya verildiği kimsenin çocuk olması halinde hapis cezasının 15 yıldan az olamayacağı öngörülmektedir.

Diğer taraftan esrarın hammaddesi olan kenevir bitkisinin üretimi, yani toprağa tohumun ekiminden hasat edilmesine kadar geçen süreç “Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun”da özel olarak düzenlenmiş ve bu kanuna aykırılıklar ayrıca cezalandırılmış, bu eylemler uyuşturucu madde imal ve ticareti kapsamında ele alınmamaktadır. Yine afyon’un elde edildiği bitki olan haşhaş bitkisinin üretimi “Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun”da özel olarak düzenlenmiş olup, bu Kanuna aykırılıklar ayrıca cezalandırılmaktadır.

Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı da cezai yaptırıma tabi tutulmuştur. TCK’nın 191. maddesine göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak eylemleriyle, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak eylemleri iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Görüldüğü üzere, uyuşturucu maddenin sadece kullanılması değil, henüz hiç kullanılmamış olsa dahi kullanmak amacıyla satın alınması, kabul edilmesi ve bulundurulması da tek başına oldukça yüksek bir cezai yaptırıma tabi tutulmaktadır. Örneğin, hiç uyuşturucu madde kullanmamış kimsenin sırf merak saikiyle satın aldığı bir içimlik esrar buradaki ceza ile cezalandırılabilecektir. Özellikle çocuk ve gençlerin bir kısmında yaşanan bu durum, kendileri açısından ağır sonuçlar doğurabilmektedir.

Burada okuyucunun kafasını karıştırabilecek husus, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin satın alınması, kabul edilmesi ve bulundurulması eylemleri hem uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti kapsamında hem de kullanmak amacıyla uyuşturucu madde satın alınması, kabul edilmesi, bulundurulması kapsamında cezalandırılması olacaktır. Aynı davranışlar sadece kişide amaç (manevi unsur) dikkate alınarak farklı cezai yaptırıma tabi tutulmuştur. İlkinde cezalar çok daha yüksektir. Her iki suçu birbirinden ayıran husus failin amacı yani “kullanmak amacı”dır. Şayet uyuşturucu veya uyarıcı maddenin “kullanmak amacıyla” satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması söz konusu ise eylem uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ticareti suçu kapsamında cezalandırılmayacaktır.

Peki uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti (TCK m. 188) ile uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanmak amacıyla satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması (TCK 191) eylemleri somut olaylarda birbirinden nasıl ayırt edilecektir? Örneğin, bir kimsenin üzerinde bir miktar esrar, kokain veya eroinle yakalanması ve bunları kendi içmek için yanında bulundurduğunu beyan etmesi halinde, uygulama nasıl yapılacaktır?

Yargıtay bu durumda kişinin üzerinde ele geçirilen uyuşturucu veya uyarıcı maddenin miktarı, kişinin sosyal ve ekonomik durumu, uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer, bulunduruluş şekli, kişinin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımına ilişkin bir sabıkası yahut da gördüğü tedavi bulunup bulunmadığı gibi kriterleri dikkate alarak bir değerlendirme yapılması gerektiğini kabul etmektedir. Bu kriterlerden bir veya birden fazlası çerçevesinde yapılacak değerlendirmeye göre bir sonuca ulaşılacaktır. Örneğin kişinin üzerinde ele geçirilen uyuşturucu veya uyarıcı maddenin miktarının, bir kişinin kullanım miktarının çok üzerinde olması, farklı paketler halinde satışa hazır halde bulundurulması, bunların bulundurulduğu yerin satışı düşündürmesi, kişinin ekonomik durumunun sadece kullanım amacıyla o miktarda uyuşturucu maddeyi karşılamasının makul görünmemesi gibi durumlarda kişinin eyleminin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti kapsamında olduğu kabul edilmektedir.

Toplumdaki bir yanlış algıyı da kırmak bakımından belirtmek gerekir ki uyuşturucu veya uyarıcı maddenin bir kimseye verilmesi ve karşılığında maddi bir gelir elde edilmesi yanında, hiçbir karşılık beklemeksizin uyuşturucu veya uyarıcı maddenin, örneğin bir içimlik esrarlı sigaranın bir kimseye kullanması/denemesi için verilmesi veya bu tür maddelerin başkası adına bulundurulması, bir süre depolanması gibi eylemler de ticaret kapsamında ele alınacak ve cezalandırılacaktır.

Bütün bu açıklamalar çerçevesinde özetleyecek olursak, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ticareti yanından kullanmak amacıyla satın alınması, kabul edilmesi ve bulundurulması, kullanılması eylemleri de oldukça yüksek miktarda cezai yaptırıma tabidir. Ancak buna rağmen özellikle çocuk ve gençlerde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı sürekli artış göstermektedir. Madde kullanım ve bağımlılığının sonucu olarak çocuk ve gençlerin eğitim ve iş hayatına geçişi olumsuz etkilenmektedir. Bazen özenti, bazen merak, bazen olumsuz çevre etkilenmesi sebebiyle çocuk ve gençler uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi denemekte ve bu deneme zaman içerisinde bağımlılığa ve basitle başlayan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı daha ağır madde kullanımına dönüşebilmektedir. Genellikle sigara kullanımı, alkolün yoğun kullanıldığı ortamlar zaman içerisinde çocuk ve gençlerde uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin de en azından denenmek amacıyla kullanılmasını sağlayan ortamlar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ne yapmak gerekir?

Bu noktada ailelerin çocuk ve gençlere yaklaşımı ve onları doğru yönlendirmesi önem kazanmaktadır. Ailelerin çocuklarını sigara ve alkol kullanımı da dahil olmak üzere çok iyi bir şekilde takip etmeleri gerekli olduğu gibi, çocuklarının da kendileriyle bu konuları rahatlıkla konuşabilecekleri bir yakınlık kurmaları gereklidir. Zira özellikle madde kullanımının başlangıcında çocukların aileleriyle konuyu paylaşamamalarının sonucu, zaman içerisinde oluşan bir kısırdöngü şeklinde giderek içinden çıkamadıkları madde bağımlılığı halini almaktadır. Çocuk veya gencin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımından şüphelenen aileler, öncelikle doğru yaklaşımla çocuğun bu maddeyi kullanma sebeplerini ortaya çıkarması ve ona göre bir çözüm aramaları gereklidir. Henüz bağımlılık halini almamış kullanımlarda dahi psikiyatr ve psikologlardan destek almak suretiyle konu bir çözüme kavuşturulmalıdır. Ailelerin kendi içlerindeki yanlış yaklaşımları çocuk ve gençleri daha fazla bu maddelerin kullanımına iteceği şüphesizdir.

Ailelerin çocuk ve gençleri sadece uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin zararları konusunda değil, bu maddelerle ilgili bir cezai yaptırımla karşı karşıya kalmaları halinde karşılaşacakları sonuçlarla ilgili doğru ve zamanında bilgilendirmeyi yapmaları gereklidir.

Tabii bütün bunların yapılabilmesi için ailelerin, çocuk ve gençlerde uyuşturucu madde kullanımının anlaşılması, önlenmesi, tedavisi konularında gerçekleştirilen pek çok eğitim programlarından kendilerine uygun olanları seçerek bu konularda bilgilenmeleri ve çocuk ve gençlerin davranışlarını bu anlamda takip etmeleri doğru olacaktır.

Kişilerin uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullanmak için ilk kez satın almaları, kabul etmeleri veya bulundurmaları eylemleri ile kullanmaları halinde haklarında “kamu davasının açılmasının ertelenmesi”ne karar verilmekte ve denetimli serbestlik kararı verilmektedir. Yani ilk kez bu suçla ilgili haklarında başlatılacak bir ceza soruşturmasında cezalandırılmaları söz konusu olmamaktadır (TCK m. 191/2).

Diğer taraftan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişiler, henüz haklarında bir ceza soruşturması olmaksızın yetkili makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi edilmeyi isterlerse, haklarında cezaya hükmolunmaz, sağlık kuruluşları da bu konudaki başvuruları yetkili makamlara bildirmezler (TCK m. 192/4). Yani aileler çocuklarının uyuşturucu kullanımını anladıklarında, konuyu sağlık kuruluşları ile paylaşmakta ve kullanımın durumuna göre sağlık yardımı almaktan çekinmemeleri gerekir. Zira bu halde de bir cezai yaptırıma uğrama ihtimali bulunmamaktadır.

Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER