Bin bir güçlük ve fedakârlıklarla dünyaya getirdiğimiz, yetiştirdiğimiz evlatlarımızın zorbalığa uğramasının çok acı olması yetmiyormuş gibi akranları tarafından zorbalığa uğraması ne kadar acı…
Evet, akran zorbalığından bahsediyorum!
Akran zorbalığı, bir çocuğun bir veya daha fazla akranı tarafından tekrar tekrar ve kasıtlı biçimde kötü muameleye maruz kaldığı bir istismar türüdür.
Çocuklarımızı iyi bir gelecekleri olması yönünde yetiştirmeye çalışan ebeveynler olarak her dakika çocuklarımızın yanında olamıyoruz, doğal olarak. Son günlerde çok büyük akran zorbalığından çocuklarımızı nasıl koruyacağız…
Onların zarar görmemesi ve zarar vermemeleri için aileleri olarak bizler ne yapmalıyız?
Arkadaşlarını zorbalayan, hatta yaralayan, bıçaklayan, vuran… Nereye gidiyor bu işin sonu?
Uzmanlar akran zorbalığı vakalarının çok arttığını belirterek uyarıyor, uyarıyor da nasıl önüne geçeceğiz, kimse bilmiyor.
“Akran zorbalığının altında yatan nedenler:
Güç dengesizliği, yaygın görülen ilk faktördür. Çocuk, kendini güçlü göstermek amacıyla sıklıkla bu yola başvurarak akranlarına baskı oluşturabilir.
Ailevi problemler, çocukların baş etmekte zorlandığı ve öfkelendiği durumlar arasındadır. Çocuk, öfkesini kontrol edemeyerek arkadaşlarına karşı zorba tavırlar oluşturabilir.
Çocuklar, sosyal medyada kendilerine bir karakter belirleyebilir. Belirledikleri karakteri yansıtabilmek adına onun kötü hareket ve davranışlarını da tekrar edebilir.
Arkadaş grubu baskısı da sorunun nedenleri arasında yer alır. Okul ya da mahalle içerisinde yer alan baskın grubun kurallarına uymak adına bu yaklaşımlar görülebilir.”
Uzmanlar, akran zorbalığının her yaşta görülebileceğini söylüyorlar.
Akran zorbalığını engellemek için özgüvenin geliştirilmesi gerektiğini; özgüvenin gelişmesi adına da zorbalıkla karşılaşılan ortam dışında sosyalleşme, çeşitli kurs ve aktivitelere katılma, ebeveyn ve öğretmenden alınan cesaretlendirici sözler gerektiği konusunda uyarıyorlar. Ancak bence sorunun temeli genel olarak insanların sorunlarını şiddetle ya da kavgayla çözüme ulaşacağını düşünmesi ve bu yöntemleri uygulaması.
Silah ruhsatının bu kadar basit insanlara verilmesi, herkesin kolaylıkla ruhsatlı ya da ruhsatsız ateşli veya ateşsiz silahlara ulaşabilmesi sorunun temelini oluşturuyor. Çevresinde, televizyonda, sosyal medyada ve hatta izlediği çizgi filmlerde şiddet içerikli programlar çocuklarımızın bilinçaltını çok etkiliyor.
Çocuklarımızı her türlü kötülükten korumak için elimizden geleni yapıyoruz; ya zorbalık eden kendi çocuğumuzsa…
Benim çocuğum yapmaz demeyin. Çocuğunuzu iyi analiz etmeye çalışın. Akran zorbalığına uğrayan da, zorbalığı yapan da bizim evladımız; her iki durumda da uzman desteği almak şart.