Hoşgeldiniz  

BASİT YARGILAMA USULÜ…

DEVRİM NUR KAYABALI | 27 Şubat 2020 | Köşe Yazıları, Tüm Manşetler


DEVRİM NUR KAYABALI
dnkhukuk@hotmail.com

Yeni Yargı Reformu paketiyle Ceza Yargılamasına giren alternatif çözüm yollarından biride Basit Yargılama Usulü oldu.

Türk Ceza yargılaması sisteminde şimdiye kadar genel olarak tek bir yargılama usulü öngörülmüştü. Mevcut yargılama sisteminde cezası 1 ay hapis cezası yahut adli para cezası veya seçenek yaptırımlardan biri olan suçlarda, cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda da yargılama usulü aynı idi. Bu durum ise mahkemelerin iş yükünü ağırlaştırarak daha ağır suçlara yeterince vakit ayrılamaması gibi bir orantısızlık ve eşitsizlik yaratıyordu. Yargı Reformu Paketi ile bu durumun önüne geçebilmek adına alternatif çözüm önerileri sunuldu.

7188 Sayılı Kanun’un CMK Md. 251 hükmünde yaptığı değişiklik ile “Basit Yargılama Usulü’’ adı altında yeni bir usul Ceza Yargılamamıza girmiş oldu.

5271 Sayılı CMK Md. 251 hükmünce ‘’… Asliye Ceza Mahkemesi’nin görev alanına giren ve adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl ve daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin yargılamalar basit yargılama usulüne tabi olacaktır…’’

Her ne kadar 71888 Sayılı K. 24.01.2019 tarihinde yürürlüğe girmişse de Basit Yargılama usulüne ilişkin CMK Md. 251, 252 hükümleri 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanacaktır.

Sadece Adli para cezasını gerektiren suçlar,

Sadece hapis cezasını gerektirmekle birlikte üst sınırı 2 yılı geçmeyen suçlar,

Adli para cezası ile hapis cezasının seçenek olarak görüldüğü suçlarda üst sınırı 2 yılı geçmeyen suçlar,

Adli para cezası ile hapis cezasının birlikte öngörüldüğü suçlarda üst sınırı 2 yılı geçmeyen suçlar bu usule tabi olacaktır.

2 yıllık sürenin hesabında suçun ağırlaştırıcı yahut hafifletici ve nitelikli halleri dikkate alınmayacak, suçun basit, temel şekli esas alınacaktır.

Yaş küçüklüğü,

Akıl Hastalığı,

Sağır ve Dilsizlik halleriyle,

Soruşturma ve Kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında ve duruşma açılmasını gerektirecek özel durumlar ile bağlı suçlarda bu usul uygulanmayacaktır.

Suçun Basit Yargılama usulüne tabi suçlardan olduğu anlaşılmakla birlikte, Mahkemece iddianame sanık, mağdur ve şikayetçiye tebliğ edilerek beyan ve savunmalarını sunmaları için 15 günlük mühlet tanınacaktır. Hüküm yazılı beyanlar üzerinden yapılacak incelemeyle ve DURUŞMA YAPILMAKSIZIN verilecektir. Mahkeme de bu süre içerisinde ilgili kurum ve kuruluşlardan toplanması gerekli delilleri talep edecektir. Yani gerçek bir yargılama geçirilmeyecek karar dosya üzerinden verilecektir.

Mahkeme taraflara verilen 15 günlük sürenin sonunda duruşma yapmaksızın ve Cumhuriyet Savcısının görüşünü almaksızın TCK Md. 61/1 hükmü paralelinde Md. 223’de ki hallerden birine hükmedebilecektir.

Basit yargılama usulünün sanık/şüpheli açısından avantajı ise şudur:

Mahkumiyet kararı verilmesi halinde sonuç ceza ¼ oranında indirilecektir. İndirim, usul gereği zaruri olup hakimin bu konuda takdir hakkı yoktur.

Mahkeme, hükme kadar yargılamanın ve incelemenin her aşamasında somut uyuşmazlığın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği, basit yargılama usulünün yeterli olmadığı kanaatiyle re’sen duruşma açarak yargılamaya devam etme kararı verebilecektir.

Bu usul ile verilen mahkeme kararlarına karşı İtiraz yolu açıktır. İtiraz, 5271 Sayılı CMK Md 35 hükmünce ilgililerin kararı öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde kararı veren mahkemeye bir dilekçe ile sunulacaktır. İtiraz kimden, hangi taraftan gelirse gelsin itirazı alan mahkeme otomatik olarak duruşma açarak yargılamayı genel hükümlere göre bitirecektir. Taraflar duruşmaya gelmeseler dahi duruşma açılarak Md. 223 hükmü doğrultusunda yokluklarında karar verilebilir. İtiraz üzerine mahkemeye itirazı kabul yahut red gibi bir takdir hakkı tanınmamıştır. İtirazı alan mahkemenin yapması gereken yargılamayı genel hükümlere göre sonuçlandırmak olacaktır. Verilecek yeni hükme karşı ise İstinaf, Temyiz gibi genel hükümlere ilişkin kanun yolları açıktır.

İtiraz sanık tarafından yapıldıysa,

Mahkeme önceki hükümle bağlı olmayacaktır.

CMK Md. 251/3 hükmünce yapılan ¼ oranındaki ceza indirimi geçerli olmayacaktır.

İtiraz üzerine sanık lehine hüküm kurulması halinde yeni hüküm itiraz etmemiş diğer sanıklara da uygulanacaktır.

İtiraz sanık dışındakiler tarafından (Katılan, C.savcısı vs.) yapıldıysa,

Mahkeme önceki hükümle bağlı olmayacaktır.

CCCMK Md. 251/3 hükmünce verilen ¼ oranındaki indirim korunacaktır. Yani yeni hüküm eskinin aleyhine bozulamayacaktır.

Kanaatimce, her yeni sistem de olduğu gibi Basit Yargılama Usulü de yargılama esasına ilişkin birçok eksiklik ve soru işaretini barındırmakla birlikte bu eksikler zaman içerisinde uygulama da oturuşarak kökleşecektir. Basit Yargılama Usulü aynı anda yürürlüğe giren Seri  Muhakeme usulüne göre sınırları daha net çizilmiş ve adalet anlayışına daha uygun bir  çözüm yoludur. İtiraz üzerine, mahkemeye takdir hakkı tanınmaksızın genel hükümlere göre yargılamaya geçilmesi, itirazın sanığın karşı tarafından gelmesi halinde sanık lehine aleyhe bozma yasağının öngörülmesi gibi durumlar çift yönlü koruma sağlamıştır.

Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER