Hoşgeldiniz  

BU İKRAM DA NE?

Nebahattin YILMAZ | 11 Aralık 2019 | Köşe Yazıları, Tüm Manşetler


Nebahattin YILMAZ
cinarmedya67@hotmail.com

Türk Milleti olarak misafirperverliğimiz tartışılamaz.

Konuklarımızı güler yüzle karşılar, en iyi şekilde ağırlarız.

Olanaklarımız dâhilinde ikramlarda kusur etmemeye çalışırız.

Düğünlerimiz, bayramlarımız en iyi örneklerdir.

Yine, birlikte olduğumuz yer cenaze definleridir.

İyi günde birlikte olduğumuz dostları yalnız bırakmak bize yakışmaz.

Sevinçler kadar acılarımızı da paylaşmak önemli özelliklerimizdendir.

Buraya kadar her şey güzel görünüyor.

Sıra cenaze definlerine gelince hoş olmayan bir durum ortaya çıkıyor.

“Bu da nedir” diye soracak olursanız,

Hemen söyleyeyim:  Yapılan İKRAMLAR.

Cenaze namazına katılan vatandaşlarımızın iki niyeti vardır.

Birisi cenaze sahibinin acısını paylaşmak,

İkincisi de kılınan namaz dolayısıyla sevap kazanmak.

Mezarlığa gidilip defin yapılırken toprak atmak da sevap olarak bilinir.

İşte tüm bunlardan sonra sorun başlıyor.

Hoca Efendi, cenazenin hayrına sunulan ikramı anımsatıyor.

Almasan bir sorun, alsan başka bir sorun.

Sonuçta çoğu kişi almak zorunda kalıyor.

“Bu gelişen durumda ne gibi yanlış var” diye sormak hakkınızdır.

Küçük gibi görünen bu ikramların maliyetini hiç düşündünüz mü?

Ekonomik durumu iyi olanlar için sorun yok.

Ya evini zar zor geçindirmeye çalışanların hali ne olacak?

Deniyor ki;

Bu ikramlar mevtanın hayrı içinmiş.

Bu konuda fetva verecek durumda değilim.

Sorup öğrendiğime göre hayrı insan sağlığında yapmalıymış.

Şöyle geriye dönüp eski günleri anımsamaya çalışıyorum.

Cenaze evinde hem gözyaşı, hem de ağıtlar var.

Diğer tarafta aş kazanları kaynıyor.

Akşama bu hanede toplanılıp mevta hayrına Kuran-ı Kerim okunacak.

Bu geleneğin kalkmasına olumlu bakılmaktadır.

Cenaze günü yapılan ikramlar konusunda sosyal tesisi olan yerler bu sorunu bir dereceye kadar çözüme ulaştırmışlar.

Görevli kişiler cenaze sahibini ortaya koymadan gereğini yapıyorlar.

Genelde ise bu ikram durumu önemli bir sorun olarak görünmektedir.

Gerek vaiz etme gerekse uygulamada Hoca Efendiler arada kalıyor.

Bu yanlış uygulamanın durdurulmasını isteseler

Ertesi gün murakıplar kapılarını çalmış olurlar.

Öyle ise;

Görev başta İl Müftülüğü olmak üzere İlçe Müftülerine düşmektedir.

İl Müftümüzün engin bilgisine ve ileri görüşlülüğüne güveniyorum.

En kısa zamanda dini gerekçeleriyle birlikte bir genelge çıkaracağından hiç şüphem yoktur.

İnsanlarımız adına bir adım atabilirsek ne mutlu bize diyerek,

Sevgi ve saygılarımla herkesi selamlıyorum.

Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER