Hoşgeldiniz  

Erbaş’a ‘ATATÜRK’ tepkisi…

cinarmedya67 | 29 Temmuz 2020 | Tüm Manşetler, ZONGULDAK A- A+

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Zonguldak Şubeler Platformu, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a, Ayasofya Cami’nin ibadete açılışındaki konuşmasında; Ülkemizin Kurtarıcısı ve Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret ettiği iddiasıyla tepki göstererek istifaya davet etti.

KESK Dönem Sözcüsü Vacit Esen konuşmasında, “Anayasal bir kurum olan Diyanet İşleri Başkanlığı ve o kurumun başında bulunan Ali Erbaş, yaptığı açıklamalarla görevini kötüye kullanarak anayasal suç işlemekte olup, halkımızın hassasiyetleri üzerinden ülkemizde kaos yaratacak açıklamalarda bulunmaktadır.

Cumhurbaşkanı tarafından geçen yıl yapılan açıklamada, Ayasofya’nın ibadete açılması konusunda “Bu oyunlara gelmeyelim, bunların hepsi tezgah” dediği hafızalarımızda tazeliğini korumaktadır. Bu açıklamaya rağmen, Diyanet İşleri Başkanının açılış konuşmasıyla, bir yıl sonra Ayasofya büyük bir gösterişle ibadete açılarak; Cumhuriyete, Kurucu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’e ve devrimlerine meydan okunmuştur. Anayasamızın 10. Maddesinde herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu düzenlenmiştir.

Diyanet İşleri Başkanlığının hutbelerinde, Ceza Kanunu’nun 122. maddesinde yer alan nefret ve ayrımcılık suçunu teşkil eder. Atatürk Cumhuriyeti, laik, demokratik sosyal hukuk devleti olarak tanımlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 4. maddesinde değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddelerden biri de cumhuriyetin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olmasıdır. Devletle kendisini ve diyaneti özdeşleştiren ne Cumhurbaşkanı ne de Diyanet İşleri Başkanı Anayasanın üzerindedir. Her kurum ve kuruluş eleştirilebilir, Diyanet İşleri Başkanlığı da bundan azade değildir.

Diyanet İşleri Başkanlığı’na yöneltilen eleştirileri İslam düşmanlığı olarak lanse etmek, olsa olsa onun ideolojik işlevini örtmek, halkın bir kesimini Diyaneti eleştirenlere karşı kin ve düşmanlığa sevk etmek, yeni Çorum’lara, Maraş’lara davetiye çıkarmaktır. Diyanet İşleri Başkanlığı bugün açıkça iktidarın politikalarını meşrulaştırmak için çalışan bir fetva kurumu niteliğindedir; kutsallaştırılarak her tür eleştiriden azade kılınmak, bir tür dokunulmazlık zırhına büründürülmek istenmektedir. Saray’a bağlı olan Diyanet, tıpkı Cumhurbaşkanının buyruklarının yasa sayılması gibi, verdiği fetvalarla kendini yasaların da anayasanın da üzerinde görmektedir ve toplumsal bağların ve ilişkilerin tamamının dinselleşmesinde önemli bir rol oynamaktadır.

Devlet, tüm inançlara eşit mesafede ve tarafsız olmak zorundadır. Toplumu oluşturan bağlar, tek bir mezhebin egemenliğine dayalı bir din anlayışına dayanamaz. Toplumu oluşturan bağlar, seküler, akla dayalı, eşitliği, farklılıkların bir arada barış içinde yaşamasını esas alan bir temelle tanımlanabilir. Laiklik ilkesinin gereği budur ve ancak bu sayede inanç özgürlüğü güvence altına alınabilir. Hukukun, AKP politikalarını, Saray rejimini eleştiren, onun gibi düşünmeyenlere yönelik bir tehdit ve sindirme aracı olarak araçsallaştırılmasını kabul etmiyoruz. Kendisi dışında hiçbir görüşe ve eleştiriye tahammülü olmayan siyasal iktidar, hukuku, toplumun örgütlü kesimlerini zapturapt altına almaya yönelik bir sopa olarak kullanmaktan vazgeçmelidir. Başta siyasal iktidar olmak üzere tüm devlet kurumlarını ve yöneticilerini anayasaya, uluslararası sözleşmelere uymaya, hukukun üstünlüğüne saygı duymaya çağırıyoruz. Atatürk’e ve Cumhuriyetin değerlerine saldıran Diyanet İşleri Başkanını istifaya davet ediyoruz.

Toplumun farklı kesimleri arasında kin, nefret ve düşmanlık yaratmayı, ayrımcılığı, toplumsal ilişkilerin tamamını dinselleştirmeyi esas alan yönetme anlayışına karşı insan haklarına saygılı, laik, demokratik bir hukuk devleti kurma mücadelesini yükselteceğiz” dedi.

Etiketler: ,
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER