Hoşgeldiniz  

HAYVANA SALDIRMANIN BEDELİ 320 TL Mİ?

DEVRİM NUR KAYABALI | 18 Ağustos 2019 | Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, ZONGULDAK


DEVRİM NUR KAYABALI
dnkhukuk@hotmail.com

Son dönemde vicdanları derinden yaralayan, neredeyse gün aşırı karşılaştığımız ‘’ Hayvanlara kötü muamele, işkence ve taciz’’ suçları ile cezaları hayvanseverler tarafından gerçek bir merak konusu teşkil ediyor… Vatandaşlar, cezaları yeterli bulmuyor bu vahşet içeren saldırıların nasıl sonlanacağını, saldırıların sayısının neden artış gösterdiğini tartışıyorlar…

Öncelikle, şunu belirtmekte fayda var: Hayvanlara karşı işkence,eziyet,tecavüz gibi her tür kötü muameleyi içeren saldırıların sayısı artış göstermedi. Artan, toplumumuzun bu konudaki duyarlılığı. Tabi, buna ek olarak sosyal medyanın yadsınamaz gücünü de hesaba katmamız şart. Ülkenin bir bölgesinde bu tarz bir problem yaşandığında, sorun saatler içerisinde tüm ülke çapına yayılıyor, ulaşılabilen kitle sayısı ile birlikte toplumun konuya farkındalığı da bu nedenlerle artış gösteriyor. Yani, sayı artmadı, yaşanan problemleri öğrenen insan sayısı arttı.

Peki, nedir bu kendini savunamayan canlılara karşı saldırının temelinde yatanlar?

Konuya hayvan tacizleri yönünden yaklaştığımızda kültürel yapının etkisi büyük. Geleneksel toplum yapısına sahip ülkelerde, eski çağlardan beridir cinsellik yasakmış, ahlaksızlıkmış,namussuzlukmuş gibi ağır ithamlarla baskılanıyor. Bazı bölgelerde ‘’ Hayvana yapmasında, insana mı yapsın’’ zihniyeti dahi mevcut. Kavramların tabulaştırılmasının ne yazık ki etkisinin büyük olduğu kanaatindeyim.

Bazen de durum bu eylemi gerçekleştiren kişinin, sağlıklı bir psikolojiye sahip olmayan hastalıklı arzularından kaynaklıyor. Uzmanlar , bu tarz kişilerde zoofili denilen yalnızca hayvanlar ile girilen cinsel ilişkide şehvi duyguların tatminini yaşama durumu, pedofili denilen çocuk istismarları ile benzer özellik gösteren kendisinden çok daha güçsüz ve savunmasız durumda olan bir canlıdan zevk alma hissinin olduğunu yada bu kişilerin kendi yaşıtları ile cinsel ilişki kurmaya yeltenecek derecede olmayan özgüven eksiklerinin neden olduğunu belirtiyorlar.

Kimileri ise, bunu bir güç gösterisi olarak görüyor, hayvanlar üzerinden rüştünü çevresine ispatlama çabasına girişiyor. Ne söylemek istiyorum? Diyorum ki, biz agresif bir toplumuz. Bizde kim kime diş geçirebilirse, kim kime gücünü ispatlayabilirse algısı mevcut. İnsana gücü yetmeyenler de bu ispatı hayvanlar üzerinden çevresine gösterme çabası içine girişiyor. Pitbulları bağlayarak sürüklemek, kedilere şişe sokmak, köpekleri tekmelemek…

Cezalar neden yetersiz?

Cezaların yetersiz olduğu bir gerçek, gerekçesi ise hayvanların hukuki platformda tanınan statülerinden kaynaklanıyor. Hayvanlar, Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde ‘’ eşya,mal’’ statüsünde değerlendiriliyorlar, hal böyle olunca birinin arabanızın camını kırması sonucu alacağı ceza ile bir hayvana göstereceği kötü muamele sonucu alacağı eşdeğer oluyor.

Cezası nedir?

Bu kişiler hakkında kabahatler Kanunu hükümlerince 320 Türk Lirası tutarında idari para cezasına hükmolunuyor. Yahut Türk Ceza Kanunu hükümleri çerçevesinde ‘’ Mala Zarar verme ‘’ suçu kapsamında eylem değerlendiriliyor. Tabi, suça konu hayvan sahipli ise, sahipsiz hayvanlar bu korumadan dahi yararlanamıyor. Bahsedilen suçun cezası da genellikle adli para cezası şeklinde oluyor. Bunların dışında Hayvanları Koruma Kanunu, Hayvanların Korunmasına dair yönetmelik gibi farklı mevzuatlar bulunsa da genel kanunlardaki hukuki statü değiştirilmeden tatmin edici bir çözüme ulaşabilmek mümkün olmuyor.

Dolayısı ile, yargılamalar sonucu suçu işleyen kişilerin aldıkları cezalar vicdanlarımıza su serpmiyor, yeterli gelmiyor. Yapılması gereken evleviyetle hayvanların da birer canlı olduklarını göz önüne alarak hazırlanacak bir yasa tasarısından geçiyor.

Biz ne yapabiliriz?

Hukuki statüsü ne olursa olsun, cezalar ne derece artılırsa artırılsın yaşanan bu olayların önünün yalnızca cezai tehtid ile bıçak gibi kesilmesi mümkün değil. O nedenle hepimiz, çocuklarımız ve kendimizden başlayarak doğa ile hayvanlar ile iç içe yaşamayı öğrenmeli, bu bilinci kazanmalı ve kazandırmalıyız.

Av. DEVRİM NUR KAYABALI

Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

taksim escort etiler escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort
mecidiyeköy escort şirinevler escort kadıköy escort
beylikdüzü escort halkalı escort