Hoşgeldiniz  

KOLAY KAZANMANIN YENİ BİR YOLU…

Nebahattin YILMAZ | 07 Ocak 2020 | Köşe Yazıları, Tüm Manşetler


Nebahattin YILMAZ
cinarmedya67@hotmail.com

Ülkemizin köklü yolcu otobüsü firmalarından birisinin uygulamaya koyduğu yeni bir yöntem üzerinde durmak istiyorum.

Zamanında ilkeli ve güvenilir şirket olarak yolcu taşımacılığı yapardı.

Başka bir şirkete devri sonucu tabir yerindeyse düzene uydu.

Ülke çapındaki hizmet ağını kısa zamanda genişletti.

Rekabette kazanmak uğruna her otobüsü olana kucak açtı.

Öyle bir hal aldı ki, halk otobüsü gibi girmediği durak kalmadı.

Derken;

Sıkı bir denetim göze çarpar duruma geldi.

Örneğin:

Büyük otogarlardan sefere çıkmadan önce kaptan şoförlere alkol testi bile yapılmaya başlandı.

Ne de güzel uygulama başlatılmış demeye kalmadı.

Bu otobüs firmasının Avrupalı bir şirkete devredilmiş olduğunu öğrendik.

Sevinsek mi, üzülsek mi?

Yol ve yolcuğu güvenliğinin ön plana çıkacağı varsayımıyla sevinmedik dersek yalan olur.

Ama bu sevinç kursağımızda kaldı.

Bu firmaya ait otobüslerde yangın çıkmaya başladı.

Tabi ki devreye giren uzmanlar bunun nedenini hemen buluverdi.

Kısa devre yapan elektrik sistemi.

Tam da nereden çıkıyor dersiniz?

İkram için hazırlanan çayın hazırlandığı yerden.

Öyle ise otobüslerde ikramlar kaldırılmalıdır.

Yolcular soğuk su ile yetinseler yetmez mi?

Hani biz zeka özürlüyüz ya?

Ucuz olsun diye 10 numara yağ kullanıldığını nerden bileceğiz ki?

Varsayalım ki yedik bu numarayı!

Kısa mesafelerde hostların kaldırılmasını nasıl açıklayacaklar?

Soğuk içilen ikramların kaldırılması?

Yetmedi;

Yemek ve ihtiyaç molası vermek için anlaştıkları işletmelerin durumu daha mı farklı dersiniz?

Yiyeceğini yanında getirene parasıyla bile çay verilmiyor.

Hatta kekini, pastasını, simitini dışarıda yemesi isteniyor.

Ayrıca tuvaletler bile para basan makineler haline dönüştürülmüş.

Atalarımızdan kalma bir söz vardır:

“Yabanın gavuru boşu boşuna buraya para yatırmaz” diye.

Avrupalı düşünce mi desek,

Yoksa emperyalist düşünce mi?

Bu gariban otobüs yolcuları birilerini sırtında taşımaya mecbur ediliyor.

Hak ediyor muyuz, etmiyor muyuz?

Herkesin yorumlayabileceğini sanıyorum.

İsterseniz “Bir yol hikayesi” diyerek gülüp geçelim.

Sakın ha, “yapacak bir şey yok” demeye kalkışmayın.

Konacak tavır çok şeylerin değişmesini sağlayacaktır.

En çok neye üzülüyorum biliyor musunuz?

Bu uygulamayı yerli bir şirket yapsa dünyayı ayağa kaldırırız.

Söz konusu yabancılar olunca gıkımız bile çıkmıyor.

Sonu hayırlı olur umarım.

Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER