Tesadüf değil, ibret olsa gerek.
Ramazan yaklaşırken, emekçi ve emekli ücretlerinin alt sınırı da belli oldu.
Allah’a şükürler olsun ki (!); AKP ve MHP, dar gelirli vatandaşın ibadet hayatı ile yaşam standardını dengeledi.
Emekli ve emekçi sınıfının büyük çoğunluğu 2026’da, TÜRKİŞ verilerine göre açlık sınırının altında ücret alacak.
Böylece fakir, fakirin halini daha iyi anlayacak; aç, açlığın ne menem bir nefis terbiyesi olduğunu 12 ay tecrübe edecek...
Oysa Yüce Yaratıcı; “altlarından ırmaklar akan cennetine” ulaşmamıza vesile olsun diye, orucu Müslümanlara ramazan ayı için farz kılmıştı.
Yılda bir aydı.
Diğer on bir ay, “Yiyin için ama israf etmeyin” diyor.
Ayrıca “size verdiklerimden fakir kullarıma da verin” diye kutsal kitabında tehdit ediyor...
Anlaşılır olsun diye şöyle açıklayayım. “Elinizin altındaki her şeyin gerçek sahibi benim… Benim olanı fakir kullarıma verin. Verin ki emanetime emin olduğunuz için siz de cennetime girin… “.
Yüce yaratıcı iki kere ikram ediyor.
Hani bazı hoca görünümlü pazarlamacılar, fakirlere, “ne şanslısınız, cennet sizlere yakın” diye dertleniyor ya…
Söyleyin üzülmesinler! “Açın kesenin ağzını, bizim olanı bizze verin, biri ikramdan öbürü de emanete emniyet yırtın. Çifte kavrulmuş” deyin…
Deyin bakalım ne yapacaklar…
Emanete emniyetti de yazın aklınızın kenarına…
…
Solculuğuyla bilinen hocamız vardı. Zonguldak’ta, kalem satardı ara sıra…
“İnsan zenginleştikçe cimrileşir” derdi.
“Her şeyin sahiplenebildiği şu dünyada, su ve hava insan kontrolünde değilse bir irade var demektir.
Demek ki bir yaratıcı tarafından herkesin yaşam hakkı korunmuş” derdi.
Dinsiz denilen adamdan ders al…
Mutlak iradeyi, rahman ve rahim sıfatıyla adlandırmadan içselleştirmiş; andığımız sıfatların sonucu doğan adalet ve merhamet sırrına vakıf olmuş; belki de anladıklarının farkına varmış, pazarlamamış.
Kim bilir!
…
İnsan acımasız…
Ne alacak nefes bırakır, ne de içecek suyun olur gönlü olmazsa…
Ama irade sahibi, Allah öyle mi ya!
Merhametin sahibi de, merhamet eden de o…
İsyan etsen, hatta inanmasan da ne suyunu kesiyor ne rızkını…
Hesabı zamanına bırakıyor…

