‘Allah’ım, rahmetini afet değil nimet eyle’. Dillere pelesenk olması gereken dualardan birisi.
‘Rahmet ‘neden afet olsun ki?
Depremler, seller, yangınlar, fırtına ve hatta kasırgalar…
İnsana ihsan edilen nimetlerin afete dönüşmüş hallerinden birkaçı.
Deprem mesela!..
Dünyanın sıcak çekirdeğinin etrafında yüzen kabuğun çatlamasıyla oluşan yer hareketleri diye özetlenebilir. Daha ilmi tanımları da vardır…
Dünya bütünüyle sertleşmemiş, özü sıcak olan bir gezegen. Çekirdeği sıcaklığını koruduğu sürece, yer kabuğuna baskısı sürecek, yani depremler olmaya devam edecek.
Anlaşılıyor ki, depremin kaynağı, yer kabuğunu sürekli parçalayan sıcak çekirdeği. O soğursa deprem meselesi kökünden hallolur.
Bundan milyarlarca sene evvel Mars da dünya gibi yermiş. Uzay araştırmacıları ‘Mars yüzeyinde akarsuların izleri hala duruyor’ diyor.
Ta ki çekirdeği soğuyana, depremler bitene kadar.
Gezegenin motoru sıcak çekirdeği. Onun meydana getirdiği manyetik alan atmosferi tutuyor. Dünya üzerindeki canlılar atmosferin sağladığı bu yumuşak iklimde yaşayabiliyor...
Ne büyük rahmet…
Âdemoğlu eliyle, aklıyla kendine zulmediyor.
Yıkılan yapıların hiçbirini yerkabuğu çizmedi, planlamadı veya yapmadı.
İnsan sallandığı için değil, tepesine düşenlerden dolayı ölüyor, unutmayın…
Seller meselesi…
Allah’ın gökten rahmet olarak indirdiği suyun nasıl felaket olduğunu biliyoruz artık…
Dere yataklarını daraltmak, ormanların yok edilmesi… Betonlaşma, küresel ısınma vs…
Görmek isteyen her cahilin bile anlayacağı bir insan intiharı…
Mesela fırtınalar, rüzgarlar…
Doğa olaylarının peşi sıra oluşmasında etkili hava akımlarına deniyor rüzgâr…
Dünyanın belirli yerleri sürekli yağış alır. Bu nedenle toprak devam yıkanır, verimsizleşir. Bizim felaket diye adlandırdığımız rüzgarlar ve fırtınalar taşıdıkları tozlarla o bölgeleri gübreler…
Yerleşim yerlerini, hava olaylarının meydana geldiği güzergâh dışında yapsa insan rahmetin nimet yönüyle tanışacak.
Allah her şeyi güzel yapar.
Yaşadığı şu alemin sorumlusu insanın kendisi. Felaketler de onun eliyle yaptıklarının sonucu. ‘Allah’ım, kendi cahilliğimiz şerrinden de sana sığınıyorum ’ vesselam…