ALİ CİNAL


ÇOK KOMİKSİNİZ!..

ÇOK KOMİKSİNİZ!..


Dün,

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ydü.

El dizgiyle başlayıp, makine dizgi sonrası bilgisayar teknolojisini 38 yıllık meslek hayatında gören ve gazetecilik mesleğinden emekli olduktan sonra kendi gazetesini yayınlayarak aynı şevk ve heyecanla mesleğini sürdüren bir birey olarak çok şeyler gördük, çok şeyler geçirdik.

Mesleğin zorluğunu çıraklık yıllarımızda derinden gördüğümüz ve yaşadığımız için bugünkü zorluk ve güçlükler şahsen bana vız geliyor, tırıs gidiyor.

Şahsen, ‘geçmişten günümüze meslekte neyi özlüyorsunuz?’ diye bana sorulsa,

Tek kelimeyle, ‘SAMİMİYET’ derim.

Baksanıza,

Gazetecileri yerden yere vurup, hatta işten atılmaları için patronlara rüşvet teklif edenler,

Bugün,

Çarşaf çarşaf yayımladıkları mesajlarla gazetecilere övgüler yağdırıyor.

Sanki dün, ‘Kartlarını yırtsınlar’ diyen O’nlar değildi.

Sanki dün, yolsuzluk ve arsızlıklarını ortaya çıkaran gazetecilerin arkasından sallayan O’nlar değildi.

Sanki dün, gerçekleri kamuoyuna aktaran gazetecileri mahkemelerle tehdit eden O’nlar değildi.

Kendilerini yağlayıp-ballayan sözde gazetecilik oynayanları mumyalayanlar,

Pisliklerini ortaya döken gerçek gazetecileri topluma linç ettirmeye çalışanlar,

Bizleri susturamayacaklar.

O yüzdendir ki,

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde yayımladığımız ve yolladığınız mesajlar hiç inandırıcı değil.

Hoş kendiniz bile, o mesajlarda kullandığınız süslü-püslü kelimelere inanmıyoruz.

Bizim inanmamızı istiyorsunuz.

Çok komik oluyorsunuz.

Mesela siyasetçiler,

Biz gazetecilerin çok zor şartlar altında,

Mesai mefhumu gözetmeksizin 7/24 görev yaptığımızı yayımladıkları mesajlarda üzerine basa basa söylüyorlar.

Haber alma ve kamuoyuna aktarma görevimizin kutsallığından dem vuruyorlar.

İş icraata gelince manevraya başlıyorlar.

Siyasilere sormak istiyoruz;

10 Ocak Çalışanlar Gazeteciler Günü sizlere neyi anımsatıyor:

10 Ocak’ta gazeteciler üç gün süreyle ‘BASIN’ gazetecisini yayımlayarak,

Hem kendi özlük haklarını,

Hem basın özgürlüğünü,

Hem demokrasi savunuculuğu için direndiler.

Ve yıpranma payı hakkını elde ettiler.

212 Sayılı Yasayı uygulattılar.

Bugün o yasa uygulanıyor mu?

Hayır.

Düşünsenize,

Bir gazeteci,

1988 yılında sicil alıyor,

32 yıl SGK’ya tabi çalışıyor,

Tam 9 bin 800 prim ödüyor,

Emekliliği fazlasıyla hak ediyor,

Lakin 7 yıl yaş bekliyor,

Sonrasında bin 240 TL maaşa layık görülüyor.

Söyledikleriniz yaptıklarınızla bağdaşmıyor.

Hatta çok komik duruyor…