Bozulan veya sömürüyü ilkeselleştiren ekonomik düzenin kurbanı yine ücretli çalışanlar ve emekliler.
2026’ya da hızlı girdik.
Asgari ücret emekçisiyle ve emekli maaşları açıklanırken tüylerim diken diken oldu.
Onlarca asgari ücretlinin alındığından fazla maaş alan bir kişi milyonlarla kafa buldu.
“Hadi yine iyisiniz” edasıyla, “sizi enflasyona ezdirmedik” dedi.
Enflasyonda ne ki?
Hatırlatmasa daha iyiydi ama hatırlattı!
Eşeğin kulağına kar suyunu kaçırdı…
Enflasyon mu var mış?
23 yıllık iktidarın sonunda enflasyondan söz edebileceksin, sonra benim gibi emekliyi koruduğunu söyleceksin!
Erbakan hocanın ifadesiyle kibarca “hadi ordan” diyorum.
Hükümet edenler, kendilerine hükümet ettirenleri açlığa hapsetti.
Asgari ücret ile en düşük emekli maaşı TÜRKİŞ’in açıkladığı açlık sınırının altıda.
İlk defa ve 23 yıllık iktidardan sonra açız… Hem de daha yılın birinci ayında.
Emekli ve emekçi sınıfın tamamına yakını; açlık sınırına yakın, yoksulluk sınırının çoook uzağında maaşa talim edecek. (Türkiş’e göre yoksulluk sınırı 98.188Tl.)
Çok güçlü piar (PR) lazım bunu yutturmak için…
Gerçi kursağı hala geniş olanlar var ya, neyse…
CHP milletvekillerini tebrik ediyorum. Milletin vekili olduklarını bir defa daha hatırlattılar.
Mecliste başlattıkları eylem için.
Sonuna kadar tam destek.
Fakaaat…
İstedikleri ücret için onları da kınıyorum.
Meydanlarda 7 çeyrek altın, mecliste 39 bin lira…
Enflasyon mu oldu?

