Biz, dünkü yazımızda ne dedik?
“Atanmışlar ya da seçilmişler, kendi ceplerinden millete hizmet etmiyor; milletin parasıyla, millete hizmet ediyor. Üstelik bunun için hatırı sayılır miktarda maaş alıyor. Hangi partiden olursa olsun, millete hizmet edeni ya da edenleri baş tacı yaparız; millete hizmet etmeyeni ya da etmeyenleri de eleştiririz. Siyasi partisi ya da görüşü ne olursa olsun, bizim için fark etmez.”
Bu satırları yazarken, sadece bir eleştiriyi değil, aynı zamanda toplumun geleceğine dair bir kaygıyı dile getirmiştik.
Ne oldu?
Daha yazımızın mürekkebi kurumadan, kenti etkisi altına alan yağmur, yolları göle çevirdi. Araçlar suya gömüldü, ulaşım aksadı. Şehrin dinamikleri altüst oldu; işine gitmek isteyenler, acil işleri olanlar zorluklarla karşılaştı.
Bitti mi?
Bitmedi.
Kentin en yüksek mahallelerindeki rögarlar, yağmur sularını geri püskürttü.
Neden mi?
Mevcut borular, bu kadar yağmur suyunu kaldırmadı. Hal böyle olunca da suyu geriye verdi. Bu durum, sadece altyapının yetersizliğini değil, aynı zamanda yöneticilerin sorumluluğunu da gözler önüne serdi.
Oysa hemen her belediye başkanı, sosyal medya hesaplarından “Altyapıyı şöyle yapıyoruz, böyle güçlendiriyoruz” diyerek milyonlarca lira harcamadı mı? Müteahhitleri abat etmedi mi? Milyonlarca liralık projeler, vaat edilen hizmetler, sadece şatafatlı birer söylem olarak mı kaldı? Yıllarca süren bu projelerin sonuç vermemesi, hem maddi kayıplara hem de manevi yıkımlara yol açtı.
Sonuç?
Yağmur yağdı, makyaj aktı; foyalar meydana çıktı.
Milletin parası sel sularına kapıldı.
Zira bu tür altyapı sorunları sadece bir kış günü ya da bir yağmur sonrası değil, her an karşımıza çıkabilecek potansiyel tehlikeler.
Kentin tüm canlılarının yaşamını doğrudan etkileyen bu tür olayların yaşanmaması için gereken önlemler ne yazık ki alınmıyor.
Bu durum, bir yanıyla yönetim biçimimizi de sorgulamamıza neden oluyor. Gerek atanmışlar, gerekse seçilmişler, vatandaşın güvenini kazanmak için önce kendi ceplerinden değil, milletin parasıyla hizmet ettiklerinin bilincinde olmalılar. Gerçek bir hizmet anlayışı, halkın sorunlarına duyarlılıkla yaklaşmayı ve bu sorunların çözümüne yönelik somut adımlar atmayı gerektirir.
İşin özeti, şu an yaşananlar bir kez daha gösterdi ki; sorumluluk sahibi olanlar, bu sorumluluklarını yerine getirmediği sürece, yağmurlar da, sel suları da bu sorunları gözler önüne sererek akmaya devam edecek.
Yalan mı?

